Evrendeki her atomun, dolayısıyla her varlığın sahip olduğu bir titreşim frekansı vardır. Bu frekanslar “Hertz” adı verilen bir birim ile ölçülür ve 1 Hertz, 1 saniyede ortaya çıkan frekans miktarını gösterir. İnsan bedenindeki frekansın gücü, Hertz’in 1000 katı olan Mhz.(Megahertz) ile ölçülür.
Canlı bir varlık olarak her insan bedeninin de kendine özel frekansı vardır ve bu 62-72 Mhz. arasında değişir. Pek çok bilim ve tıp insanının tespitlerine bakarsak görürüz ki insanın sağlığında rol oynayan en önemli etkenlerden birisi de bu frekansın düşmesi veya dengesiz etkileşimlere girmesidir.
İletken özelliğinden dolayı insan vücudu elektromanyetik alanlar, kirlilik yaratan maddeler, radyasyon ve elektrik gibi pek çok dış etkenden de kolayca etkilenmektedir.
Diğer yandan teknolojinin gelişmesiyle etrafımızı saran ışıklar, televizyonlar, telefonlar, baz istasyonları, radyo ve mikrodalga fırınlar gibi sayısız kaynaktan yayılan titreşim frekansları, alternatif akım kullanmalarından ötürü insan vücuduyla uyumsuzluk yaratır ve bünyeye zarar verirler.
Her ne kadar hastalık ve rahatsızlıklar, kendilerini kimyasal dengesizlikler şeklinde gösterseler de tüm bunların asıl nedeni, moleküllerin, hücrelerin, dokuların ve organların saydığımız dış etkiler nedeniyle kendi frekanslarını kaybetmeleridir.
Dolayısıyla vücut, frekansı düştüğünde hastalıkları, yükseldiğinde ise aşırı stres ve gerginliği davet etmektedir. Örneğin58 Mhz civarında soğuk algınlığı ve nezle gibi hastalıkların ortaya çıkma ihtimali artmakta, bu oran 42 Mhz gibi bir seviyeye düştüğünde ise kanser riski oluşmaktadır.
“Yıldırımların Efendisi” olarak bilinen efsanevi Bilim Adamı Nikola Tesla’nın şu cümlesi yukarıdaki bilgileri kanıtlar niteliktedir: “Eğer vücudumuzla etkileşen belirli dış kaynaklı frekansları ortadan kaldırabilirsek, hastalıklara karşı çok daha yüksek bir direncimiz olacaktır.” Bu ifadenin sahibi Nikola Tesla’nın, nesnelerin frekansına dayanan ve bu frekanslara yapılan yüksek frekanslı müdahalelerle yapay depremler yaratan deneyi bugün bile meşhurdur. Ampli5 denge bilekliği de, nesnelerin frekansından yola çıkarak üretilmiştir.
AMPLİ5 NEDİR?
“Titreşimsel Tıp” adlı eserin yazarı Dr. Richard Gerber(MD)’ye göre, bünyemizdeki enerji trafiğinin yanlış akışını tedavi etmenin en iyi yollarından biri uygun dozlarda ve tanımlanmış frekansta bir gizli enerji uygulanmasıdır.
İşte Ampli5 denge bilekliği, içerdiği sağlıklı malzemeler ve doğal taşlar sayesinde akış düzenini yitiren bünyenin enerji alanlarını toparlayıp düzenli hale getirerek etkili bir çözüm sunar. Ampli5 ürünleri, Dr. Gerber’in bahsettiği “gizli enerji”nin şekillenmiş ve estetize olmuş halidir.
Ruhen ve zihnen arınmaya dayalı binlerce yıllık Uzakdoğu felsefesi ve ritüellerinin, kalabalıktan ve gürültüden uzakta aradığı şey, aslında bünyelerindeki dağınık enerjiyi toparlayacak bir dış etkendi. Ampli5 enerji bileziği, bu bin yıllık arayışı bugünün alternatif tıbbı ile birleştirmeyi esas başarmıştır.
Ampli5 denge bileziği, düzensiz hale gelen enerji moleküllerini temizleyerek dengeye sokar. Bu sayede fiziksel ve dolayısıyla ruhsal olarak güçlü olmanızı, dengede kalmanızı, esnekliğinizi, enerjikliğinizi ve hastalıklara karşı direncinizi sağlar.
Piyasada “denge bilekliği” olarak adlandırılan benzer ürünlerden öte Ampli5, içinde bir dizi frekans barındıran enerji ve güç bilekliğidir. Bünyenizin yalnızca dış dengesini değil iç dengesini de sağlayarak sağlıklı ve huzurlu kalmanıza yardımcı olur.




